• İstanbul
    °C
  • Ankara
    °C
  • İzmir
    °C
A A A

Kudret Mutfakları - 2

Süleyman KÖSMENE’nin Yazısı
2012-11-21, 00:07:34
Okunma: 556
0 Yorum
resim

Kudret Mutfakları 2

Bandırma / Edincik’ten Ali Karakaş: “İşârâtü’l-İ’câz’ın 97. sayfası 10. Burhan’da geçen dört mutfak, dört inkılâp ve dört süzgeç nelerdir? Madde-i latife nedir?”

RIZIKLAR TERBİYEDEN GEÇİYOR
Madde-i lâtifenin hayata enerji sağlayan rızıktan ibaret olduğunu dün ifade etmiş, insanın rızkını pişiren dört mutfağın neler olduğunu ele almıştık. Bugün rızkın başından geçen dört inkılâp ve dört süzgeç üzerinde durmaya çalışalım:
Rızıklar insanın önüne iki türlü gelir:
1- İnsanın terbiyesiyle:
Allah’tan gelen rızıkları insanoğlu yeniden terbiye eder ve servise hazır hale getirir. Meselâ bir fasulye yemeğini ele alalım. İnsan fasulyeyi dalından kopardığı gibi yemez. Bunu bıçakla doğrar, tuz ile ovar, tencerede, sıcak ateşte yağ ile, soğan ile, biber ile… ve bunun gibi diğer rızıklarla yoğurup pişirir. Adına yemek dediği yeni bir yorum elde eder. Ki, bu yorum aslında şükrün cisimleşmiş hali demek olur.
Çünkü yemek pişiren,—kendisi bilsin bilmesin—şöyle bir duâ ile Allah’a duâ etmiş demektir:
Allah’ım! Senin rızıklarından birer demet aldım. Yoğurdum. Kardım, karıştırdım. Yağa koydum. Suya koydum. Ateşe koydum. Kaynattım. Ve ortaya yeni bir rızık külçesi çıktı. Allah’ım! Bu senin bize verdiklerinin karması. Çok cinsten birer numune var. Tam bir şükür külçesi oldu. Çünkü böyle damak zevkine uygun pişirmekle, Allah’ım, senin çok rızkını bir yemekte bir araya getirdim. Farklı bir lezzet ortaya çıktı. İnsanlar bu karmayı beğenip ‘elhamdülillah’ demekle, bütün bu rızıklar için topluca şükretmiş oldular.
2- Allah’ın terbiyesiyle:
Allah’ın çoğu rızkını da ağacının dalından koparıp yeriz. Elmayı, portakalı, karpuzu, kavunu, üzümü, vişneyi, muzu… vb. gibi sayısız rızık külçelerini hiçbir terbiyeye tabi tutmadan doğrudan doğruya tüketiriz.
Çünkü bunların terbiyesi hiç müdahalesiz Rezzak-ı Kerim tarafından yapılmıştır.
Biz bu aşamaları inkılâp olarak görmüyoruz. Çünkü Allah’ın çok nimetini zaten doğrudan tüketiyoruz. Birçok nimetin yemek çerçevesinde müdahale görmesini ise bir inkılâp saymıyor, bir terbiyeden ibaret görüyoruz. Başka bir ifadeyle yemek içerisinde fasulyenin, nohudun, patatesin başına gelenler bir inkılâp değil, sadece bir yorumdur.

RIZKIN BAŞINA GELEN İNKILÂPLAR
Asıl inkılâplar rızkın beden hücrelerine götürülmesi safhasında yaşanıyor. Şöyle ki:
1- Rızıklar ilk inkılâba ağızda uğruyor. Burada besin maddeleri dişlerin ve tükürüğün arasında çiğneniyor, ufalanıyor, parçalanıyor, öğütülüyor, eziliyor. Sonraki basamaklarda rahatça sindirilecek hâle getiriliyor. Burada rızıklar mekanik olarak değişim geçiriyor. Tükürük bezlerinin salgıladığı tükürüklerle besin maddeleri kimyevî olarak ilk inkılâbını burada yaşıyor.
2- Rızıklar ikinci inkılâba yutak ve yemek borusunda uğruyor. Burada yemek borusu salgıları devreye giriyor ve ağızda parçalanmış besin maddelerini mideye inerken yumuşatıyor.
3- Rızıklar üçüncü inkılâba midede uğruyor. Burada parçalanmış ve yumuşatılmış besin maddeleri mide tarafından salgılanan asit ve enzimlerle bulamaç haline getiriliyor. Proteinler sindirilmeye başlanıyor. Su ve vitaminler mide tarafından süzülerek, emilerek doğrudan kana karışıyor.
4- Rızıklar dördüncü inkılâba bağırsaklarda uğruyor. Bağırsaklarda organik besin maddeleri en küçük yapı birimine ayrıştırılarak ince bağırsak çeperi tarafından emilip hücrelerin kullanabileceği hale getiriliyor. Proteinler, yağlar ve karbonhidratlar burada süzülüyor, sindiriliyor.

HER İNKILÂP BİRER SÜZGEÇTİR
Bu dört inkılâbın her birisi aynı zamanda birer süzgeç de demek oluyor ki, buralarda besin maddelerinin suyu, vitamini, proteini, karbonhidratı, yağı, posası ayrıştırılıp süzülüyor, biri diğerinden tasfiye ediliyor ve her biri ilgili birimlerde sindirime uğruyor.
Başka bir ifadeyle, sindirilmiş olan rızık tabletleri bu bölmelerde kana karışıyor ve kandaki alyuvar tarafından hızla ilgili hücreye taşınıyor. İlgili hücrenin bakım ve tamiratı böylece bu yapı taşlarıyla gerçekleşiyor.
Emsâlsiz yaratışlarla kullarını rızıklandıran Allah’a sonsuz hamd olsun.

21.11.2012

Süleyman KÖSMENE

Yeni Asya

Risale Talim Haber - QR code

Mobil cihazınızı okutun ve paylaşın.
Her türlü mobil cihazı desteklemektedir. (iOS, Android, Symbian)

Paylaş :
Etiketler :
HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.

Facebook İle Yorum Yap

Twitter'dan Takip Et!

Kategorilerden Diğer Haberler

RİSALE TALİM YAZARLARI
YENİ ASYA YAZARLARI
EN ÇOK OKUNAN HABERLER
RİSALE TALİM FORUM'DAN BAŞLIKLAR
ARŞİV'DEN HABERLER
ANKET
Risâle Tâlim Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz?
  • Çok Güzel
  • Güzel
  • Daha İyi Olabilirdi

GÜNÜN KARİKATÜRÜ


Tarih : 02.09.2014


Site Haritası RSS Beslemeleri