• İstanbul
    °C
  • Ankara
    °C
  • İzmir
    °C
A A A

İstiğfar Ne Demek?

Soru: İstiğfar ne demektir? İstiğfarın belli bir vakti var mıdır; yoksa o, her zaman mülahazalaraemanet bir nedamet ifadesi midir? İstiğfar için belli bir usûlden bahsedilebilir mi?
2012-10-02, 10:11:30
Okunma: 1312
0 Yorum
resim

İstiğfar Ne Demek?

Soru: İstiğfar ne demektir? İstiğfarın belli bir vakti var mıdır; yoksa o, her zaman mülahazalara emanet bir nedamet ifadesi midir? İstiğfar için belli bir usûlden bahsedilebilir mi?

-İstiğfar; insanın içine düştüğü bir hatanın pişmanlığıyla kıvranarak Cenâb-ı Hak’tan kusurlarının affedilmesini ve günahlarının bağışlanmasını istemesi, af ve mağfiret dilemesi demektir.

-Her günahtan dolayı Cehenneme yuvarlanıyormuşçasına nedamet ve ızdırap duyma mü’min bir gönlün şiarıdır. Günahtan müteessir olmayan bir kalb ise ölü sayılır. Günaha karşı tepki vermeyen ve hatalardan rahatsızlık duymayan bir gönül, cansız bir bünye gibidir.

-“Estağfirullâh” sözü, “Allah’ım, Sen’den af diliyorum; ömrüm vefa ettiği sürece de bu talebime devam edeceğim. Bir kere af dilemeyi yeterli bulmuyorum; şu anda beni bağışlamanı istediğim gibi, bu hatamdan dolayı bir ömür boyu nedamet duyacak ve mağfiret dileneceğim. Affet beni Rabbim!..” manalarını ihtiva etmektedir.

-Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Ne mutlu o kimseye ki, defterinde çok istiğfar bulunur.”

-Her farz namazdan sonra üç defa “Estağfirullâh” demek sünnettir.

-İstiğfar, hemen her yer, zaman ve pozisyonda yapılabilir. Ancak Kur’ân ve Hadis’te, seher vakitlerinde dua ve istiğfarda bulunulması tavsiye ve teşvik edilmiştir. Cennet ehli ve öte dünya nimetlerine nail olanlar anlatılırken bu durum, özellikle hatırlatılmıştır: “Sabredenleri, doğru olanları, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranları, Allah için (mallarını) harcayanları ve seherlerde istiğfar edenleri (Allah görmektedir)” (Al-i İmran, 3/17); “(Cennetlikler) geceleri pek az uyurlar; seherlerde istiğfar ederler.” (Zariyat, 51/17-18)

-İstiğfar, günahların affını isteme olduğundan bir mebde’dir, kaynaktır, başlangıçtır.

-İstiğfarın usûlü nasıl olmalıdır?

يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ، بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغِيثُ، أَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ،
وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ*

“Ey her şeyi var eden hayat sahibi Hayy ve ey her şeyin varlık ve bekâsını kudret elinde tutan Kayyûm, rahmetinin vüs’atine itimat ederek Sen’den merhamet dileniyorum; bütün ahvâlimi ıslah eyle, her türlü tavır ve hareketimi kulluk şuuruyla beze ve göz açıp kapayıncaya kadar olsun, beni nefsimle baş başa bırakma, sürekli kötülükleri emreden nefsimin acımasızlığına terk etme!”
Bazı rivayetlerde “وَلاَ أَقَلَّ مِنْ ذٰلِكَ” ilavesi de vardır; yani, “Göz açıp kapayıncaya kadar..” kaydıyla yetinilmemiş, “Hayır! O kadar değil, ondan daha az bir zaman da olsa beni nefsimle baş başa bırakma!” denilmiştir.

-Şeddad bin Evs’den (radıyallahu anh) rivayet edilen hadisin “Seyyidü’l-İstiğfar” olarak anılan şu kısmı istiğfar için önemli bir duadır:
اَللّٰهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلـٰهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي ذُنُوبِي فَإِنَّهُ لاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إلاَّ أَنْتَ *Okunuşu :

"Allâhümme ente Rabbî, Lâ İlâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike me'steta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bi ni'metike aleyye ve ebûü bi zenbî fe'gfirlî fe innehû lâ yeğfiru'z-l; zünûbe illâ ente"

Meali :

“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilâh yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. İman ve ubûdiyetimde gücüm yettiği kadar Senin ahd ü misâkın üzereyim. Yâ Rabbi! Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Senin bana in'âm ve ihsan buyurduğun nimetleri ikrar ve itirâf ettiğim gibi kendi kusur ve günâhlarımı da itirâf ediyorum. Rabbim! Sen beni afv ü mağfiret eyle. Zîra, Senden başkası günahları af ü mağfiret edemez, yegâne Gafûr Sensin.”

Bu duayı her sabah dört kere söylemek sünnettir.

-Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’in Hazreti Ebu Bekir’e öğrettiği dua şöyledir:

اَللّٰهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْماً كَثِيراً، وَلاَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ، وَارْحَمْنِي، إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ*

“Allah’ım, muhakkak ben nefsime namütenahî zulûmde bulundum; günahları bağışlayacak Senden gayrı kimse yoktur. Nezd-i Uluhiyetinden hususi ve sürpriz bir mağfiretle beni yarlığa, bana merhamet et; şüphesiz ki Sen yegâne Gafûr ve Rahîm’sin.”

-Hazreti Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) her gün on iki bin defa istiğfar ediyordu. Kendisine “Bu kadarı fazla değil mi?” denilince “Hayır, günahlarım adedince...” cevabını veriyordu. İhtimal, hayalinden geçen şeylerden dahi bağışlanma diliyordu.

Ebu Hüreyre Hazretleri’nin Rasul-ü Ekrem Efendimiz’den öğrenip sürekli tekrar ettiği dua şu şekildedir:

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ أَسْتَغْفِرُكَ لِذَنْبِي وَأَسْـأَلُكَ رَحْمَتَكَ * اللَّهُمَّ زِدْنِي عِلْماً وَلاَ تُزِغْ قَلْبِي بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنِي وَ هَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ *

     “Ey bütün eksik ve kusurlardan münezzeh bulunan Rabbim, Seni (Zatına yakışmayan her şeyden) tenzih ederim. Allah’ım, günahımı bağışlamanı diler ve rahmetini dilenirim. Allah’ım, ilmimi artır ve beni hidayete erdirdikten sonra bir daha kalbimi kaydırma; katından bana rahmet lütfet; şüphesiz ki Sen, çok lütufkâr Vehhâb’sın.”

-Hazreti Üstad, “Dua ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.” buyurmaktadır.

Haber Kaynağı:Risâle Tâlim Forum


 

Risale Talim Haber - QR code

Mobil cihazınızı okutun ve paylaşın.
Her türlü mobil cihazı desteklemektedir. (iOS, Android, Symbian)

Paylaş :
Etiketler :

 

HABER İLE İLGİLİ
Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.

Facebook İle Yorum Yap

Twitter'dan Takip Et!

Kategorilerden Diğer Haberler

2013-07-03, 09:09:11
RİSALE TALİM YAZARLARI
YENİ ASYA YAZARLARI
EN ÇOK OKUNAN HABERLER
EN ÇOK YORUMLANAN HABERLER
RİSALE TALİM FORUM'DAN BAŞLIKLAR
ARŞİV'DEN HABERLER
ANKET
Risâle Tâlim Haber Sitemizi Nasıl Buldunuz?
  • Çok Güzel
  • Güzel
  • Daha İyi Olabilirdi

GÜNÜN KARİKATÜRÜ


Tarih : 25.10.2014


Site Haritası RSS Beslemeleri